Performance Max, Google'ın en otomatik kampanya türü: hedef kitleyi, yerleşimi ve teklifi siz değil, sistem belirliyor. Bu özgürlüğün bedeli şu — sistem sadece ona verdiğiniz sinyal kadar iyi. Goldia'yı devraldığımızda ABD, İngiltere, Kanada ve Avustralya aynı hesapta, aynı bütçe havuzunda, büyük ölçüde aynı varlıklarla koşuyordu. Kâğıt üzerinde mantıklı görünüyordu: tek kurulum, tek bakım.
Ortalamayı optimize eden makine
Sorun birkaç hafta içinde ortaya çıktı. Dört farklı para birimi, dört farklı sezon eğrisi ve dört farklı kargo koşulu tek bir öğrenme havuzuna giriyordu. Sistem bunların hepsini tek bir "ortalama dönüşüm değeri" olarak okuyordu. Sonuç: ABD bütçenin tamamına yakınını çekti, Avustralya neredeyse hiç gösterim almadı. Rapora baktığınızda toplam ROAS fena değildi; ama pazar bazında baktığınızda iki ülke aslında hiç çalışmıyordu.
Önce ölçümü ayırdık
İlk adım kampanya değil, ölçüm oldu. GTM üzerinden GA4 e-ticaret olaylarını ve Google Ads dönüşümlerini para birimi normalizasyonuyla yeniden kurduk. Bu olmadan "Avustralya kârlı mı?" sorusuna cevap vermek mümkün değildi. Sonra Merchant Center'da ülke feed'lerini ayırdık: yerel fiyat, yerel kargo kuralı, yerel para birimi. Reddedilen ürünlerin çoğu feed'deki ülke bazlı hatalardan kaynaklanıyordu.
Sonra mimariyi
Her ülke için ayrı kampanya seti, ayrı bütçe ve ayrı tROAS hedefi. Varlık grupları ülkeye göre yerelleştirildi; aynı ürün İngiltere'de başka, Avustralya'da başka bir metinle konuştu. Marka aramalarını PMax'in içinden çıkarıp ayrı bir arama kampanyasıyla koruduk ki PMax'in "başarısı" marka trafiğiyle şişmesin.
En sonunda sezon
Avustralya'da yaz Aralık'tadır; Black Friday dört ülkede de var ama anneler günü tarihleri farklı. Tek bir sezon planı dört ülkeye uymuyordu. Her ülkenin kendi takvimi için ayrı bütçe planı yaptık.
Özetle: PMax'i çok pazarlı bir yapıda çalıştıracaksanız, sistemi tek bir "ortalama pazar" yerine dört ayrı pazarla besleyin. Otomasyonu azaltmayın; ona doğru soruyu sorun.